Ersoy son kitabı Fındık Kabuğunda Sevdalar adlı eserini imzalıyor

06 Kasım 2016 Pazar, 21:07

Ordulu tiyatro sanatçısı, yazar, yönetmen Ufuk Ersoy son kitabı “Fındık Kabuğunda Sevdalar” adlı eserini imzalıyor.Bugüne kadar birçok eseri yazmak suretiyle edebiyat dünyasına katkı sunan ve halen Ordu Büyükşehir Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği görevini sürdüren Ersoy, Ordu Büyükşehir Belediyesi Sanat Galerisinde 10 Kasım 2016 tarihinde saat: 17.00 ve 19.00 arasında imzalayacağı kitabı ile ilgili olarak, tüm sanatseverlerin ilgiyle ve beğeniyle okuyacakları bir eser yazdığını ifade etti.

ufuk-2

Ufuk ERSOY kimdir?

1961 yılında Ordu’da doğdum. Anadolu Üniversitesi AÖF İş-İdaresi Bölümünü bitirdim. 1982 yılından beri (OBKT) Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosunda amatör olarak yaklaşık 30 civarında oyunda yazar, yönetmen ve oyuncu olarak görev aldım. Halen Ordu Büyükşehir Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni olarak Ordu kültür ve sanatına katkı sunmaya çalışıyorum.1989 yılında Kalite konusunda ülkemizde etkin çalışmalar yapan, ülke sanayicisini rekabet şartlarına hazırlayan, Türk Standartları Enstitüsünde göreve başladım. 2 yıl Ankara’da görev yaptıktan sonra 2011 yılında Ordu’da TSE Ordu Mahalli Temsilcilisi olarak emekli oldum. 1999 yılından itibaren, Uluslararası nitelikteki Kalite Yönetim Sistemi TS EN ISO 9001:2008 konusunda Uzman Eğitimci-TG-BTG olarak görev yaptım.1990 yılından sonra oyun yazmaya başladım. Kasım/1999 ayında yurt çapında tüm yazarlara açık olan İstanbul Kadıköy Belediyesi Çağdaş Eğitim ve Kültür Merkezi tarafından düzenlenen 1. oyun yazma yarışmasında “ÖRÜMCEĞİN YAŞAMI” ve “SAPAN” isimli 2 oyunumla “JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ” almaya hak kazandım.

ufuk-32012-2013 ve 2013-2014 yıllarında, Direklerarası Seyircileri’nin oluşturduğu “Halk Jürisi” üyeleri, tarafından 2 kez üst üste ödüle layık görüldüm.2004/2005 tiyatro sezonu içerisinde Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmen yardımcılığı görevinde bulundum.

ufuk-4

Bu dönemde Ordu Belediye Başkanlığının da desteğiyle, Romanya Devlet Tiyatrosunun sergilediği “GÖZARDINDAKİ ÇOCUK” ve “MATRUŞKA” isimli 2 oyunun kendi dilinde, Ordu seyircisiyle buluşmasını sağladım.

ufuk-1

Kısa bir süre gazetecik deneyimim oldu. Yerel gazetelerde görev yaptım. Halen “ORDU HAYAT” Gazetesinde köşe yazarlığına devam ediyorum.

Bu süreçte Ordu 19 Eylül Gazeteciler Derneği tarafından düzenlenen yarışmalarda, köşe yazısı ve röportaj dallarında 3 kez ödüle layık görüldüm.

Ümit Ersoy ile evliyim. Mert Can ve Ufuk Efe isimli iki oğlum var.

ESERLERİM

“Örümceğin Yaşamı” Yetişkin Oyunu
“Sapan” Yetişkin Oyunu
“GÖŞ / Güzel Ölüm Şirketi” Yetişkin Oyunu
“Danseder misin Hemşirem” Yetişkin Oyunu
“Önce Kalite” Çocuk Oyunu
“Reis” Yetişkin Oyunu
“Kralın Soytarısı” Çocuk Oyunu
“Sokaktaki Gölgeler” Gençlik Oyunu

“Kırmızı Elma” Roman
“Pavli” Öykü
“Balkondaki Kadın” Öykü

“SAPAN”, “ÖNCE KALİTE” ve “REİS” adlı oyunlarım Ordu Büyükşehir Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu tarafından çeşitli sezonlarda sahnelenmiş olup, sanatseverlerin beğenisine sunulmuştur.

Halen son düzenlenmeleri yapılan “TANRININ GÖZLERİ” isimli roman ve “UFUKTAKİLER” adlı şiir kitaplarımın çalışmaları devam etmektedir.

ÖNSÖZ

Konfüçyüs…

Çinli bir filozof, eğitimci ve yazar.

Demiş ki; “Kuyunun dibindeki kurbağalar gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanırmış…”

Yaşadığımız bu kentin bir yazarı olarak her daim başım dik, gökyüzünü seyrediyorum.

Doğru bildiklerimi geriye bakmadan dosdoğru yaşamaya çalışıyorum. Ben doğrularımla insanca yaşamaya çalışırken, kendi doğallığımda yaşadıklarım her zaman bilinmeyenleri keşfetme yolculuğudur…

Kimi zaman sırtüstü yatıp uzun uzun inceliyorum yıldızları. Kimi zaman ellerimi uzatıp dokunmaya çalışıyorum. Kayan yıldızları görünce dilek tuttuğumda oluyor. Kırmızı, sarı, turuncu, yeşil, mavi, lacivert ve mor renkleri varmış gökkuşağının öğrendim. Lakin gökyüzü uçsuz bucaksız. İnsan ömrü keşfetmeye yetmez, öylesine büyük…

Bugün 56 yaşındayım. Şair Can Yücel’in bu şiiri tüm hayatımın özeti aslında.

“Biliyorum suçluyum.
Ve razıyım cezama.
Çalmadım öldürmedim.
Daha kötüsünü yaptım…
Ne yaptım biliyor musunuz?
Tuttum insanları sevdim…”

Sağ olsun can eşim var yanımda. Karadutum, çatal karam, çingenem,Ümit’im var ardımda, aslanlarım, Mert Can ve Ufuk Efe oğullarım…

Daha yeni koşuyordu şehrin kaldırımlarında. Mert elinde elli kuruşluk mavi bir tükenmez kalemle geldi yanıma…

“Baba sen bir yazarsın artık, al bu kalem hediyem olsun sana, güzel şeyler yaz…” dedi.

Gözüm yaşardı, göğsüm kabardı… Aldım o kalemi o gün bugün yazmaya çalışıyorum. Ve o gün bu gündür hep ceketimin iç cebinde taşıyorum…

Lakin içim rahat değil, yüreğim bir kuş. Çünkü boyası biter diye korkuyorum… Ben oğlum Mert’in kalemini hep taşıyacağım cebimde… Yaşadığım sürece boyası hiç bitmeyecek o kalemin… O kalem benim uğurum olacak, O kalem benim yolum, pusulam, O kalem benim ışığım olacak…

Hep okuyup, yazacağım, her şeye rağmen inatla, her şeye rağmen şevkle…

Doğrularımla yan yana, omuz omuza…

Bildiğim yolda yürümeye devam edeceğim…

Gökyüzünü, bilinmeyenleri keşfedeceğim elimden geldiğince…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir